22 Temmuz 2013 Pazartesi

CEZA KOLONİSİNDE / Anlatılar I


Yazar: Franz Kafka
Yayın Evi: Can Yayınları
Yayın Yılı: 2010
Çeviren: Tevfik Duran
Sayfa Sayısı: 204












Arka Kapak:
Ceza Kolonisi'nde, çağımız insanının kaygı ve korkularını, yalnızlığını, kendi kendine yabancılaşmasını, çevresiyle iletişimsizliğini ustalıkla dile getirmiş olan Franz Kafka'nın tüm anlatılarını bir araya getiren bir çalışmanın ilk kitabı. Anlatılar'ın bu ilk kitabı, Kafka'nın kitaplarında yayınladığı anlatılar ile kitaplarında yer almayan, ayrı ayrı yayınlanmış anlatıları dilimizde ilk kez bir arada sunuyor.



Kafka'nın yazdıklarına farklı eleştirmenlerce çok farklı yorumlar getirilmiştir. Kimilerince varoluşçuluk bağlamında değerlendirilen Kafka'da kimileri Marksist, kimileri Freudcu etkiler bulmuşlar, kimileri de onun yapıtlarının özünde gerçeküstücü bir mizahın yattığını ileri sürmüşlerdir. Ne var ki, Kafka'nın belki de en belirleyici özelliği, hiçbir kalıba girmemesi, hiçbir akıma sığmamasıdır. Kafka, tüm yazdıklarıyla, 20. yüzyılın en kendine özgü yazarlarının başında gelir.



















Kafka okumadan önce Kafka'yı okumaya çalışmanızı öneririm. Mesela şu yazı ya da Sabit Fikir'deki şu yazı olabilir.


Kafka okumaya Dönüşüm'den değil de Ceza Kolonisinde'den başlamış olmayı isterdim. (Bu cümleyi yazdıktan sonra "Dönüşüm"ü burada yazmadığımı fark ettim.) 



Ceza Kolonisinde'ye gelelim. Kitaba ismini veren öyküyü etkileyici ama ben hiç sevmem bu tür öyküleri, bazı yerlerini atlayarak okuduğumu itiraf etmeliyim. İşkenceler, tecavüzler, çocuk acıları benim yüreğimin kaldırmadığı konular.

"Küçümen bir kadın" en sevdiğim hikaye oldu, "On bir oğul"u da sevdim. 
Aslında kitaba ismini veren "Ceza Kolonisinde" hariç tüm öyküleri arada bir açıp tekrar tekrar okumak isterim. (Öykü demek doğru mu emin değilim, anlatı hiç sevimli gelmiyor kulağıma, öykü deme hakkımı kullanıyorum.)


Küçümen Bir Kadın'dan Alıntı:
...
Bu küçümen kadın benden hiç mi hiç memnun değil, hep bir eksiğimi buluyor, benden hep haksızlık görüyor, ben onu adım başı kızdırıyorum; insan hayatı en küçük parçalara bölebilse ve her parçacığı kendi başına değerlendirebilseydi, benim hayatımın her bir parçacığı onu kesinlikle sinirlendirirdi.
Onu niçin bu kadar kızdırdığım üzerine sık sık düşünmüşümdür; olabilir, bende ne varsa, onun güzellik anlayışına, adalet duygusuna, alışkanlıklarına, göreneklerine, ümitlerine aykırı düşüyordur, böyle birbirine zıt tabiatlar vardır, ama o bunun niçin o kadar acısını çekiyor? 
...

5 yorum:

selda nın mutfak defteri dedi ki...

Merhabalar,
Bloğunuzu çok beğendim ve izlemeye aldım. Bana da bekliyorum. Güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle. Sevgilerimi bıraktımmmm…..:))

Betül dedi ki...

Merhabalar,
Her zaman beklerim:)
Benden de sevgiler, selamlar.

dr blue dedi ki...

Küçümen Bir Kadın kesinlikle benim de en sevdiğim hikaye. Daha yeni okudum ve blogumda yorumlarken rastladım yazınıza da. :)
Kafka bir başka..

Ümit dedi ki...

Kitabı yeni bitirdim ve anlamaya çalışırken yazınızı buldum. Anlama çabalarım devam ediyor :) Kitapta bulunan Çakallar ve Araplar hikayesi çok ilginç. Kafkanın araplara bakışı, yahudilerin araplara bakışı ve kafkanın yahudilere bakışını açoıkça anlatıyor!

Betül dedi ki...

Merhaba, kitabı okuduğumda ben de okur yorumlarının peşine düşmüş pek fazla bir şey bulamamıştım. Yorumunuz ve neredeyse varlığını unuttuğum blogumu bana hatırlattığınız için teşekkür ederim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...