10 Kasım 2010 Çarşamba

MATMAZEL NORALİYA'NIN KOLTUĞU


Yayınevi: Ötüken Neşriyat
Basım Tarihi: 1995
Sayfa Sayısı: 308



Arka Kapak:

Karşılaştığı bir takım olağanüstü olayları benimsediği materyalist ve pozitivist felsefelerle açıklayamayan, şüphe, tereddüt ve bunalımlar içinde kıvranan bir gencin çevresindeki bazı kişilerin telkinleri ve açıklamaları ile bunalımdan kurtulup huzura kavuşmasının hikâyesi... Materyalizmle mistisizm arasında gidip gelen beyin sancıları... Peyami Safa'nın dünya görüşü ve fikirlerini en güzel işlediği eserlerindendir.


Okuduğum ilk Peyami Safa eseri.

Matmazel Noraliya' nın Koltuğu bir psiko-analiz romanı...

Günümüz kitaplarından sonra böylesine uzun cümleler, ayrıntılı tasvirler kitabı bitiriş zamanınızı uzatabilir:) Uzun derken öyle böyle değil, yarım sayfayı bulabiliyor cümleler:) Tasvirler öyle güçlü, öyle ayrıntılı ki okuduklarınız zihninizde kolaylıkla resmediliyor. Örneğin, yüz felci geçirmiş komşu kadınla sohbetini öyle bir aktarışı var ki kadın ete kemiğe bürünüp karşınızda beliriyor sanki.

“…Fakat yüzünün felç geçiren tarafındaki göz, yabancı bir ruha aitmiş gibi tarafsızlığını muhafaza ediyor ve yanı başındaki gözün içinde kopan kıyametlerden habersiz ve dalgın duruyor. Rahmetlinin pencereyi açtıktan sonra mandalı sürmeyi unutması üzerine, arkasını döner dönmez kopan şangırtının hatırası bu iki göze başka başka vuruyor. Felç geçiren yanağın üstündeki göz geçmiş zamana dürbünün tersinden bakıyormuş gibi soğuk, öteki göz geçmişi hal içinde seyrediyormuş ve içine sıçrayacak cam parçalarından korunmak istiyormuş gibi çırpınıyor; ve kadın kendisini bu tek gözün içine sığdırarak bağırıyor…..”

Romanda pek çok ifadeyi dönüp tekrar tekrar okudum. Delilik ile aptallığın kıyası, aşkın tarifini oldukça etkileyici bulduğumu söylemeliyim.


Dediğim gibi cümleler öylesine uzun ve birbirine öylesine bağlı ki altı çizili satırlarımı buraya yazamıyorum:)


Ben keyifle okudum fakat daha şık, daha net bir son beklediğimi, beklediğimi bulamadığımı da belirteyim...

2 yorum:

Ceylin'in Annesi dedi ki...

Ben de hiç Peyami Safa okumadım.
Kitap sever bir Türk evladı olarak ne büyük bir kayıp.
Almalı, okumalı...

Sevgiler,

Benden Geçen Hikayeler

KahveRengi... dedi ki...

Kesinlikle okumalı, tadı damağımda kalan kitaplardan biridir:)
Sevgiler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...