9 Mayıs 2011 Pazartesi

SİYAH LALE



Yazar: Alexandre Dumas
Yayınevi: Antik Kitap / Batı Klasikleri Dizisi
Basım Tarihi: 2005
Sayfa Sayısı: 224












Yazar: Alexandre Dumas
Yayınevi: Tomurcuk Yayınları / Dünya Çocuk Klasikleri
Basım Tarihi: 2005
Sayfa Sayısı: 80



Arka Kapak:

Alexandre Dumas’nın tarihi gerçeklerle beslenen romanı Siyah Lale’nin dramatik kurgusunu aşk, kıskançlık ve “lâle yetiştirme” tutkusu zenginleştirir. Cornelius von Baerle’nin hayattaki en büyük amacı Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti’nin açtığı yarışmada en güzel lâleyi yetiştirmektir. Fakat romanda kıskançlığı temsil eden Isaac Boxtel’in iftirası sonucunda işlemediği bir suçtan ötürü ömür boyu hapse mahkûm olur. Baerle’nin hapisteki tek dayanağı gardiyanın güzel kızı Rosa’dır. Rosa’nın yardımıyla siyah lâleyi hapiste gizlice yetiştirir ve büyük ödülün sahibi olur.

Dumas, Siyah Lâle’de 17. yüzyıl Hollanda’sının tarihi dokusunu ve döneme damgasını vuran “lâle yetiştirme” tutkusunu etkileyici bir üslûpla ele alır.


* * *

Siyah Lale'yi ve birkaç klasik eseri daha geçtiğimiz aylarda oğlumla birlikte kitap fuarından almıştık. Gerçekten iyi bir okuyucu/yorumcu olan oğlum benim kitaplarımı okumaya heves edince böyle bir yol bulduk:) Klasikleri okuyoruz birlikte. Bazen aynı anda başlayıp yarış yapıyoruz, bazen birimiz önce okuyup bitirip hava atıyoruz:)

33 bölümden oluşan Siyah Lale'nin son derece akıcı bir kitap olduğunun garantisini veririm. İlk iki-üç bölümü okumam biraz uzun sürdü kabul, ama tamamen benden kaynaklanan bir tutukluktu bu.

Oğlumun "devamı çok heyecanlı, çok güzel, anlatayım mı..." türünden dürtmeleri kitabın kalan 180-190 sayfasını bir solukta okumama yardımcı oldu. Elimden bırakamadım, dışarı çıktığımda bile merdivenlerden inerken, durakta beklerken, otobüste/metroda giderken hep elimdeydi. Hatta hem otobüste hem metroda ineceğim durağı kaçırma tehlikesi atlattım:)
Oğlum yazarın Üç Silahşörler kitabını da tavsiye etti, ilk fırsatta okuyacağım:)

Siyah Lale hakkında yazacağım son şey, kitabın final cümlesi olsun:

Bazen bir insan “Çok mutluyum.” diyemeyecek kadar çok acı çekmiş olabilir.


3 yorum:

Adsız dedi ki...

Ne icin, tesekkur ariyordum

Ceylin'in Annesi dedi ki...

Nasıl kıskandım sizi..
Oğlunuz size kitap tavsiye etmiş. Benim için öyle uzak bir hayal ki. Okuduğum kitapları tertemiz muhafaza etmeyi, kimselere vermeden kızıma bir kütüphane yaratmayı arzularken; 15 aylık bebeğim umarım benim gibi kitapları çok sever diye düşlerken; sizin yazınızla, bir gün kızımın bana' Anne bu kitap harika, mutlaka okumalısın' dediğini duyar gibi oldum. Çok heveslendim.
Not: Kızım henüz Anne bile demiyor :)

Sevgiler,

Benden Geçen Hikayeler

KahveRengi... dedi ki...

"Kıskanmayın ne olur,
Kuzucuğu büyütün sizin de olur" :))
O çok uzak görünen yıllar, yaşlar öyle çabuk geliyor ki, şaşıyor insan. Hiç acele etmeyin, beklenen mutlaka geliyor ama giden yıllar dönmüyor...
Sevgiler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...